Evi Ev Yapanlar

Depremin olduğu ilk günden beri içime oturan acı nedeniyle donup katılaşmış buzdan bir su birikintisi gibi hissediyorum kendimi. Tekrar eriyip sıvılaşmam için güneşe ihtiyacım var. Güneş gökyüzünü kaplayan bulutların arkasında küskün, belki de kırgın göstermiyor kendini. Oysa birkaç kar fotoğrafına eşlik eden şiir, belki bir şarkı paylaşıp hayatın günlük rutinine tekrar geri dönecektik.

Zengin Öğrenme Ortamları Tasarlamak Nedir, Ne Değildir ?

Zengin öğrenme ortamları denilince yoğun teknoloji kullanımı, her şeyi “eğlenceli” oyunlar haline getirmek, kartonlara boğulmuş sınıflar geliyordu aklıma. Derslerimde oyunlara yer vererek “eğlenceli ve öğretici” bir matematik dersi yaptığımı sanıyordum. Evet, matematik dersinde su dolu balonlar patlatmak, birbirini kovalamak, kahkahalar atmak, bahçeye çıkmak şüphesiz eğlenceliydi. Fakat öğrenme-öğretme süreçlerini kapsamayan, yani özünde istenilen bilgi ve beceriyi kazandırma amacına hizmet etmeyen, bu oyunlar kesinlikle öğretici değildi.