Ödün Vermekten Ödüle Doğru


Bu satırları Van’dan, Erzurumlu bir teyzenin eski çamaşır makinesinden tavuklarına kümes yaptığı, Van’da baharın müjdecisi olan ters lalelerin karlara inat açtığı ve 16. Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’nın harika bir şekilde bittiği umut dolu bir günden yazıyorum.

Küçükken uçurtmalarla yakalardım bulutları. Sabahın ilk ışığıyla uyanır koşuştururdum uçurtmamın peşinden. Yorulduğum anda bırakıverirdim kendimi çayırlara ve dalardım gökyüzünde bulutlara iliştirdiğim hayallerime.

Bir Vicdan Meselesi Olarak “Öğretmenlik”


Van’a atanalı beş yıl oldu neredeyse. Daha dün gibi hatırlıyorum mesleğime başladığım ilk günü. Fark etmeden öyle çabuk geçmiş ki zaman.

İlk atandığım yıl nasıl idealist bir şekilde bağlandıysam, hala aynı aşk ve mutlulukla tutunuyorum mesleğime. Hala ilk gün duyduğum heyecanla adım atıyorum sınıfıma. Zaman içinde bazen yıpranmışlıklarım olsa da, hala aynı umutla bakıyorum ben yarınlara.