Submitted by halukgoksel on Wed 22/11/2023 - 14:01

Yayın Tarihi

Umut Her Zaman Var, Var Olmalı

Yazar: Sinem Amaş

6 Şubat 2023, Pazartesi sabahı hepimizin korkuya, çaresizliğe, belirsizliğe uyandığı bir sabahtı. Telefonumu açar açmaz ekranıma birbiri ardına düşen bildirimler, ne olduğunu anladıkça arka arkaya sıraladığım sevdiklerim, dostlarım… ya telefonu açmazsa, ya cevap yazmazsa korkusu. İlerleyen saatlerde ne derece büyük bir yıkım olduğunu hep birlikte idrak edişimiz ve sonrası bitmeyen, geçmeyen saatler. İçimdeki, içimizdeki acının büyüklüğünün tarifi yok.

Aslında hiç böyle bir başlangıç yapmak istemedim ama birazdan anlatacaklarımı toparlamak için oturduğum ekran karşısında zihnimden ilk geçenler bunlar. İnsan zihni ne tuhaf hemen kendini iyileştirmeye çalışıyor. Ardından tüm Ağ nasıl birbirimize kenetlendiğimiz ve her birimizin bir işin ucundan tutup bununla birebir mücadele eden arkadaşlarımıza destek olmak için çırpınışlarımız, organize oluşumuzla ilgili anlar sıralanıyor.

Birbiri ardına geçen günlerde Ceren Çalıcı ile birlikte ne yapabiliriz derdi ile sürekli haberleşiyoruz. Çok uzağız, gidemiyorsak gidenlere faydamız dokunsun diyerek önce bir deprem çantası oluşturuyoruz. Deprem çantasını attığımız topluluklarımızdan çeşit çeşit kaynak geliyor. Uygunsa bunları da ekleyebilirsiniz diyerek hikaye kitapları, oyunlar, afet sonrası yapılabilecek çalışmalarla ilgili çeşit çeşit kaynak… dijital deprem çantamıza belli bir düzende bunları sıralıyoruz. Bir yandan biz de içerik üretiyoruz; oyunlar, etkinlikler. Alana gidecek arkadaşlara ulaştırıyoruz. Öğretmen Ağı Değişim Elçilerine özel geliştirilen Değişim Öğretmenle mobil uygulaması üzerinden sürekli birbirimizle haberleşiyoruz. Gelen bilgileri teyit eden gruptan doğru bilgileri başka gruplarımızla da paylaşarak daha çok ihtiyaç sahibine ulaşmaya çalışıyoruz. Seval’den, Onur’dan, Banu’dan, İsmail’den haber aldıkça nefesimizi tutup şükrediyoruz. Yollar hasarlı; gidebilmek, bu şartlarda hele ki bu kadar uzak mesafeden mümkün değil. O zaman buradaki yardım toplama, paketleme, düzenleme çalışmalarına katılırız diyoruz. Uygulamadan gelen yardım çağrılarında birbirimize destek olmaya çalışıyoruz. Farklı şehirlerde bile olsak Ezgi’nin paketlemeye insan gücü lazım yazdığı sabah ulaşabildiğim mahalle muhtarının mahalledeki tüm kadınları desteğe yolladığını duyuyorum. Arkadaşıma çadır lazım diye kıvrandığım sabah Fatih’e ulaşıyorum. Seval’den haber alıyorum, hemen diğerlerine de iletiyorum. Kocaman bir ağaç gibiyiz, kök gövdeye, gövde dallara yapraklara nasıl iletiyorsa besini suyu, öyle bir organik bağ var Ağ’dakilerle aramızda. Besine ulaşan ondan faydalanacak kişilere aktarıveriyor çabucak. Öğretmen Ağı Kolaylaştırıcı Ekibi sürekli yapılanları özetliyor, haydi diyor rutininize dönün, silkinin, iyileşin.

Bir sabah Gülay Hoca “Gidelim mi Sinem? Ben burada duramıyorum. Gitsek Seval’e, Banu’ya, Dilan’a sarılsak…” diyor. Gözlerim doluyor, gitmek destek vermek için güçlü olmak gerek oysa ben gidişimle onlara öfkemi, hüznümü götüreceğim çünkü ilk günlerdeki gibi değilim. Kolum kanadım kırık içim yanıyor, bu şekilde gitsem belki de beni teselli etmeye çalışacaklar. Hemen toparlıyor beni, “Kim nerede daha faydalı ise orada olmalı.” diyor. Günler geçtikçe rutinlere dönmenin iyileştirici gücünü düşünerek topluluk buluşmalarımızı başlatıyoruz. Onur, yıkıntıların arasından “Umut var, var olmalı, bu şehri yeniden ayağa kaldırabilmek için iyi olacağız, hep birlikte çalışacağız.” diyor. Buluşmak iyi geliyor, birbirimizi görmek, dertleşmek, hissettiklerimizi anlatmak. Bize iyi gelen çocuklara da iyi gelir düşüncesiyle Ceren’le çocuklara online atölyeler yapmaya karar veriyoruz. İyi olduğumuz işte destek verelim diyoruz. Uygulamadan yaptığımız çağrıya bir sürü arkadaşımız cevap veriyor. Hemen bir grup kuruyor, organizasyonunu yapmaya başlıyoruz. Ceren, atölye gün saat planlamasını yapıyor, Berfin’den atölye çalışmalarını duyurmak için destek istiyor. Tuğçe, Esra, Görkem, Seda, Cemile Hanife ve ben 25 Mart — 8 Nisan arasında 4–13 yaş çocuklara yönelik “Depremin Ardından; Öğretmenlerden Çocuklara Atölyeler” adıyla Öğretmen Ağı Değişim Elçileri inisiyatifiyle online çocuk atölyeleri düzenliyoruz. Çocuklar için masallar, oyunlar, etkinlikler, çeşit çeşit atölyeler…

Atölye duyurusunu kayıt formunu uygulama vasıtasıyla Değişim Elçileriyle paylaşıyoruz, onlar da çocuklara ulaştırıyor. Bu yazıda ismi geçen herkes Değişim Elçisi. Biz, her biri, değişimin bir parçası olan kocaman bir aileyiz. Üzüntümüzü, mutluluğumuzu, yaptığımız çalışmaları paylaşabildiğimiz Öğretmen Ağı çatısı altında Türkiye’nin dört bir yanından 650’den fazla Değişim Elçileriyiz. Her geçen gün çoğalıyoruz.

Değişim Elçileri inisiyatifiyle yapılan bu atölyelere evlerini, şehirlerini bırakıp başka şehirlere yerleşmiş çocuklar misafir oluyor. Birlikte oynuyoruz, dans ediyoruz, sohbet ediyoruz. Oynarken gözlerinin içi gülüyor, cıvıldıyor hepsi. Bir tanesi en çok sevdiğin şeyi getir deyince kardeşini kucaklayıp getiriyor, diğeri annesini. Yumuşak bir şey getir deyince yumuşacık yanaklarını getiren oluyor. Çiğneyebildiğin bir şey için sakız, patates kızartması, paspas geliyor. Sarı nesnelerden kafamıza şapkalar yapıyoruz, kıkırdıyoruz. Sarı kevgir, sarı çorap, sarı kepçeyle, birbirimize bakıp gülüyoruz. Atölye sonunda herkes o gün onu en mutlu eden şeyi çiziyor. Ben onları çiziyorum, rüyama girecek gözlerini, gülüşlerini. Bir tanesi beni çiziyor, gözlerimdeki tombul yaşları saklamak için parmaklarımla gözlerime kamera yapıyorum. Sizi göz kameramla kaydettim, hiç unutmayacağım, bugün çok mutluyum diyorum.

Ve iyi ki diyorum. İyi ki bu atölyeler oldu, iyi ki yollarımız kesişti. Birbirimizi iyileştirmek için iyi ki bu fırsat oldu. İyi ki Ağ’dan çağrımıza ses geldi. Her geçen gün alandan, alanda yapılan yüz yüze çalışmalardan haberler geliyor.

Umut hep var, bir çocuğun gülüşünde, gözlerinde. O umutla hiç unutmayacak, unutturmayacağız. İyileşmek için çalışacağız. Kol kola, omuz omuza…

Sinem Amaş Hakkında

1978 Bandırma doğumlu. Üniversite için geldiği Edirne’den memleketine geri dönemeyip Trakya’nın büyüsüne kapılanlardan. Öğretmen Ağı Değişim Elçisi ve Sınıf Öğretmeni. Öğretmen Ağı “1 Kitap Milyonlarca Hayat” ve “Eğitimde Oyunlaştırma” topluluklarının moderatörlerinden. Çocukluğundan beri yeni icatlar çıkarmak ve üretmekten keyif alan Sinem, eğitimde oyunlaştırma, hikayeleştirme, müzikle matematik öğretimi alanlarında çalışmalar yapmaktadır. Ayraç e-Bülten yazarı, aynı zamanda Eğitimde Oyun, Oyunlaştırma, Oyunlaştırılmış Ders Planları kitabı yazarı ve editörlerinden biridir.


Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.