« Geri dön

“Akran zorbalığını yapıcı iletişim kültürüne çevirmek: Duygu Duvarı”

Berkay Arslan, Ceren Bıyıkoğlu,  Cüneyt Çolak, Esin Yılmaz, Gökhan Atik, Hatice Alabay, Serena İnanır  

 

Problem Neydi?

Çocukların duygularını ifade etmek için gündelik hayatlarında kullandıkları duygu dağarcıklarının oldukça sınırlı olması, hem kendilerinin hem de akranlarının ne hissettiklerinin farkına varmalarını da kısıtlıyor. Kendilerinin ve birbirlerinin duygularına yönelik farkındalıklarının düşük olması okullardaki akran zorbalığını da artırıyor. Peki, "Öğrencilerin, tüm duyguları ile birer birey olarak görünür olmalarını nasıl sağlayabiliriz?”

Çözüm

Duygu Duvarı

 

Tasarım Odaklı Düşünme metodolojisinin uygulandığı problem çözme sürecinde; olumlu ve olumsuz tüm duyguları ile kabul gördüğünü hissedemeyen öğrencilerin duygularını ifade etmekte güçlük çektiği ve bu nedenle zorbalığı seçtikleri gözlemlendi. Başka bir deyişle, öğrenciler kendilerini ifade edemedikleri zaman kendilerini “görünmez” hissediyorlar. Bu görünmezliği kırmak için öğrencilerin gün içerisinde hissettikleri duyguları yazarak kendilerini özgürce ifade etmelerine alan açan bir çalışma olan “Duygu Duvarı” geliştirildi.

Sınıf içinde bir duvar, öğrencilerin duygularını ifade etmesi için tahsis edilir. Bu duvara, tüm öğrenciler üzerine kendi isimlerini yazmış oldukları birer zarf asar. Bu zarflar, öğrenciler tarafından da tasarlanabilir. Her günün sonunda, öğrenciler o gün hissettikleri duyguları yazıp bu zarfa atar. Sınıfın seviyesine göre, duyguları ifade etmek için çizim yöntemi de kullanılabilir.

Öğretmen, her günün sonunda öğrencilerin zarflarında biriken kağıtları toplar ve kendisi okur. Öğrencilerin, yakından takip ya da yardım gerektiren durumları söz konusu ise harekete geçer. Ortak sıkıntılar baş göstermeye başladığında veya öne çıkan konular oluştuğunda, haftanın son gününde, öğrencilerle, o konular üzerine konuştukları paylaşım seansları yapabilir. Günün sonunda öğrenciler, öğretmenlerine ulaşmanın yeni bir yolunu kullanarak kendilerini ifade etmek için yeni bir yöntem edinir.

Etkisi

Bu süreçte çocukların duygularını “iyiyim veya kötüyüm” demek yerine daha çok ifade ettiği ve duygularını ifade eden sözcük sayısında artış olduğu gözlemlendi. Öğretmenler öğrencilerin ve öğrenciler birbirlerinin farklı yönlerini keşfettiler ve birbirleriyle olan iletişim dilleri olumlu anlamda değişti. Akran zorbalığına bağlı şikayetlerde azalma gözlemlendi.

Etkinliği Geliştirenler

Gökhan Atik (Türkçe öğretmeni), Cüneyt Çolak (Okul psikolojik danışmanı),  Hatice Alabay (Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni), Esin Yılmaz (Sosyal Bilgiler öğretmeni), Berkay Arslan (Sınıf öğretmeni), Serena İnanır (Matematik öğretmeni), Ceren Bıyıkoğlu (Türkçe öğretmeni)

 

 

Çözümü indir

  Yorumunuzu paylaşmak ister misiniz?

Öğretmen Ağı web sitesinde çerez kullanımına izin verilmektedir. Web sitesinde gezinmeye devam ederek, bu kullanımı kabul etmiş sayılırsınız. OK