Çar, 11/22/2023 - 14:01 tarihinde halukgoksel tarafından gönderildi

Yayın Tarihi

Annie SprattUnsplash

Evde Eğitim ve Sıra Dışı Bir Öğretmen Hikâyesi

Yazar: Prof. Dr. Süleyman İnan

John Holt… 1985’de 62 yaşında kanserden öldüğünde yalnızca ABD’li tanınmış bir yazar değildi; “Evde eğitim” fikrinin öncüsüydü. Bugün ABD’de onun ismini bilmeyen öğretmen yoktur. Sanırım pandemi şartları ve açılan kapanan okullar derken bugünlerde yeniden fikirlerine yöneleceğimiz bir isim, John Holt.

Holt, sonradan eğitimci olanlardan. Yale üniversitesinde fizik okur. İkinci Dünya Savaşında ABD donanmasında subay olarak üç yıl görev alır. Savaş bitince barışı kıymetlendiren fikirlerle beslendiği ortada; örneğin eski fizik öğrencisi olarak Hiroşima’ya atılan atom bombasıyla dünyanın sonunun gelmesinin bir an meselesi olduğunu düşünür. Çok geçmeden tek bir dünya hükümeti tasavvuruna sahip Birleşik Dünya Federalistlerinin arasında yer alır. Onun eğitime geçişi, 30’a yaklaşan yaşında oyalanmak derdi ile olduğu anlaşılıyor. İşe ihtiyaç duyunca, kız kardeşinin teşvikiyle 1953’te özel bir okulda birleştirilmiş sınıflarda ilkokul öğretmenliği yapmaya başlar.

Öğretmenliğinde, her bir öğrenciyi dikkate alan geniş ve tekil gözlem notları biriktirir. Bazı sorular sorar kendine: Çocuklar neden anlamayı reddeder? Anladıkları fikri de neden kafalarından kolay kolay atamazlar? Öğrenciler başarısızlıktan medet umar mı? Zekâ motorunu kapatan veya devrini arttıran nedir? Dinleme hassasını nasıl geliştirebiliriz? Öğreticiliğinin sorun başlıklarını en yalın haliyle çıkartır. Sanırım onun en ayırıcı tarafı da bu gözlemleri. Bir röportajında*, yazdığı dokuz kitabının bir dizi teori içermediğini, tamamen gözlemlerinden oluştuğunu söyleyecektir. Fikirlerinin oluşumu, uzun yıllar evlerinde ve okullarında yüzlerce çocukla yaptığı temaslarla belirir. Hatta tanıdığı bazı çocukların bebeklikten yetişkinliğe geçişine tanıklık ettiğini de ekler. Bir de tabi, tanındıktan sonra -özellikle televizyonda Phil Donahue talk şovuna çıktıktan sonra- ona gelen binlerce mektup çalışmalarına ilham olur. Dolayısıyla onun fikirleri, eğitimi tam içerden yaşayan çocuklarla ilgili gözlem ve örneklerle doludur. (Onun yazdıkları, öğretmen adaylarının staja gittiklerinde nasıl gözlem notu alacakları konusunda da bir kaynak aslında.)

1964’te Pitman tarafından yayınlanan How Children Fail? (Çocuklar Neden Başarısız Olur?; Sistem Y., 1997) yazdığında on yıllık bir deneyimi geride bırakmıştır. Bu kitapta 1958–59 yıllarına ait, Cambridge Massashusetts’teki iki özel okulda tuttuğu günlük notları paylaşır. Kitabın dört bölüm adı; içerik hakkında ön fikir vermeye yeter: -Strateji, -Korku ve başarısızlık, -Gerçek öğrenme ve -Okullar neden başarısız olur?. Eleştirmenler bu kitabı alarm veren ülke eğitimine yönelik sert bir iddianame olarak görür. Okulda çocukların gerçekten ne düşündüklerini, ne hissettiklerini ve ne yaptıklarını ortaya serdiği için takdir toplar. Kitap, bir anda ülkedeki okulların niteliği ilgili ulusal çapta bir tartışmayı ateşler. Kısa bir süre sonra Holt, onun eleştirel görüşlerinden faydalanmak için ABD eğitim (özellikle okul) sistemi için başlatılacak reform hareketine danışman olur. Buraya kadar ki kariyer özeti; öğretmenlik tecrübesi ve eleştirel notlarla dolu kitap yayını olarak anılabilir. Boston’da bir öğretmen olarak Holt, ne akademiden bir eğitimci ne de bir gelişim psikoloğudur. Bu yüzden ona, 1960’larda ABD ve sonra Avrupa’daki eğitimi etkileyen “sıradışı bir figür” olarak bakılır*.

How Children Fail? kitabı çoğu kişinin onay verdiği tespitlerle doludur. Asıl merak edilen, tespitleri yapan kişinin çözüm için söyleyecekleri olur. Üç yıl sonra -1967’de- çıkartacağı yeni kitabı işte bu çözümlere yöneliktir: How Children Learn? (Çocuklar Nasıl Öğrenir?). Kısa sürede bir buçuk milyon satar ve 14 dile çevrilir. Bu kitaptan sonra Holt, önce Harvard’da, sonra Kaliforniya üniversitelerinin eğitim bölümlerinde misafir öğretim görevlisi olarak birer yıl ders verir.

46 yaşına geldiğinde Holt, eğitimci yazar ve reformist olarak akıllara kazınmıştır. Hâlihazırdaki sistem eleştirileri haricinde onu eğitim camiasında sivriltecek aşırı fakat özgün fikirlerle mesaisi bundan sonradır. 1969’da kuracağı ve çok az personelin çalıştığı kendi adını taşıyan “Holt Associates” topluluğu ile bu fırsatı yakalayacak, ömrünün sonuna kadar kendini yazı ve eğitimlere verecektir.

Holt’un bu yeni döneminde, okulların ortadan kaldırılmasını değil ama zorunlu okul uygulamasının sonlandırılmasını savunan Ivan Illich’in Deschooling Society (Okulsuz Toplum) adlı eseri 1971’de yayınlanır. John Holt bu eseri okuduktan sonra, okul reformunu savunduğu fikirlerini okul-dışı eğitim olarak yeniden içeriklendirir. Holt için Illich’in kitabı, bir çeşit, zaten benim düşündüklerimi yansıtıyor kitabıdır. Bu yönde beliren fikirlerini billurlaştırmak için Holt 1976’da Instead of Education: Ways To Help People Do Things Better (Eğitim Yerine: İnsanların İşleri Daha İyi Yapmasına Yardımcı Olmanın Yolları) adıyla bir kitap yayınlar. Bu eserinde, insanları okula gitmeye zorlamadan öğrenmelerine yardımcı olmanın yollarını araştırır. Bu kitabın yayınlanmasının sonra ülkenin farklı bölgelerinden Holt’a, kitabında yer vermediği bir alternatif olarak “evde eğitimden” söz eden mektuplarla ulaşırlar. Bundan sonra dikkatini kendi çocuklarına evde eğitim veren bu aileler üzerinde yoğunlaştıran Holt, bir yıl içinde ülkenin evde eğitimi (homeschooling) savunan ilk dergisi Growing Without Schooling’i (Okulsuz Büyümek) çıkarır. (Bu dergi, 1977’den 2001’e kadar -Holt’un 1985’deki ölümünden sonra da- kesintisiz olarak yayınlanır.)

Evde eğitim, hemencecik özel eğitim uygulamalarını hatıra getirmesin. Yani sağlık sorunları dolayısıyla özel gereksinimi olan çocukların eğitimi değil benim kastettiğim. Düpedüz genel eğitimin evde yapılabileceğini savunan bir fikirden söz ediyorum. Bu anlamıyla okulsuz eğitimle örtüşük alternatif bir modellemenin de adı.

Evde eğitimi savunanlara baktığınızda, ya politik-ideolojik nedenle ya da pedagojik nedenle kendilerine bahane bulurlar. Örneğin dini anlayışlarla okul eğitimine karşı çıkanlar ve böylece kendi istediği yönde evde eğitim verilebileceğini düşünenler politik-ideolojik nedene yaslanmış olurlar. Holt’un evde eğitim fikri ise, pedagojik nedenle ilgilidir. Örneğin, çocukların hepsinin zeki olduğunu, onların zekâlarının okulda körelebildiğini savlar. Aslında bu, Türkiye’de tipik veli toplantılarının tasvirinde öğretmen esprisine dönüşen “Sizin çocuk, zeki ama çalışmıyor!” sözünü mizahtan kurtaracak en ciddi kaynaktır. Kanıt olarak Holt’tan bir söz: “İyi bir öğrenci ile kötü bir öğrenci arasındaki tek fark, iyi bir öğrencinin sınav bitene kadar okuduğunu unutmamaya özen göstermesidir…”. Öğrencilerin sınıfta mücevher olduğuna inanan Holt için, daha az öğretmek iyi öğrenmenin ilk yoludur. “Çok küçük bir dozun ilerisinde öğretmek, öğrenmeyi engeller. Öğrenmeye yardımcı olmamızın yolu, çocukların soruları ne zaman olursa cevaplamak, ne zaman yardım isterlerse o zaman onlara yardım etmektir.” Patates pişirilecekse, patatesi ilk pişiren kişi gibi pişirmeyi öğrenmekten söz eder.

Okullarla ilgili genel yargısı Illich’inki ile birleşir. Holt, merkezi eğitime karşı çıkarak okula devam eden çocukların zamanla kendi kendine düşünebilme yetisini kaybedeceğini, her gün okula gitmenin eziyet olduğunu ve bu zorluğun sonraki yıllarda otoriteye boyun eğen yetişkin kimselere dönüştüreceğini belirtir. Nihayetinde okulların yaptığı, daha fazla özgürlük değil, bazı özgürlük görünümlerini sunmaktır ona göre. Şu söz onun: “Okul, öğrenmeden başka hiçbir şeyin olmadığı, diğerlerinden koptuğumuz çılgınca bir fikir.” Devamında, “Okulun yanlış giden iyi bir fikir olduğunu düşündüğümden değil,” der ve ekler: “Ama baştan yanlış bir fikir”. (Tam bu yerde, kötü bir kelime şakasıyla “Holt, iyi halt etmiş!” diye iç geçirenlere tavsiyem, sırf bu söze takılmamaları olacak:) Holt, son konuşmalarında eğitim geçmişinden söz etmeyi sevmez olur. “Okullarda hiçbir şey öğrenmedim” derken otodidakt olduğunu ilan eder.

Evde eğitim fikrinin popülaritesi, Holt’un son dönemlerinde sönümlenir; etkisi cılızlaşır ve büyümesi durur. Başlayıp bitmeyen reform hareketlerinden herhangi biri gibi bu fikirden vazgeçip vazgeçmeyeceği sorulduğunda Holt, bir boksörden işittiği sözü sarf eder: “Asla minderden kalkma alıştırması yapmazsın.”

Her alternatif model gibi Holt’un evde eğitim fikri işlerlik kazanmasa bile, kişi merkezli veya öğrenci yönelimli eğitimi öne çıkartmasıyla ilgiye mazhar olmaya devam ediyor. Çocukların bilmek istediklerini öğrenecekleri en iyi yerin, yalnızca okul olmadığını; kulüp, kütüphane, atölye, toplantı salonu, spor tesisleri gibi yerler olabileceğini vulgerleştiren biri olarak Holt’un referans olmaya devam edeceği ortada.

Şimdi onun fikirlerini Holt’un son zamanlarında mesai arkadaşlığı yapmış Patrick Farenga yaymaya çalışıyor; bir eğitim aktivisti ve savunucusu olarak…

*Mel Allen (1981). The Education of John Holt. Yankee Magazine (Aralık 1981)
*Gary Thomas (2013). Education-A Very Short Introduction. Oxford University Press, s.56.


Prof. Dr. Süleyman İnan Hakkında
 Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Bölümünde öğretim üyesi. 2013’te Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Bilim Dalında profesör oldu. Aynı yıl, kısa bir süre YÖK bursuyla İngiltere’de misafir araştırmacı olarak bulundu. Eğitim ve kültür üzerine çalışmalar yapan Abalıoğlu Vakfında, üstlendiği danışmanlığı ile çok sayıda sivil inisiyatife katıldı. Bilimsel ve kamu yararı gözeten bazı projelerin içinde yer aldı. Bunlardan yürütücülüğünü üstlendiği bir bilim okulu projesi olan KÜBİY (Küçük Bilim İnsanları Yetişiyor), TÜBİTAK etiketi aldı. Siyaset Okuryazarlığı: Yöneten Birey Olmak ve Okullarda Siyaset Eğitimi Mümkün mü? kitabının yazarı ve siyasetokuryazarlık.com.tr sitesinin kurucusu ve yöneticisi. Çocuk ve gençlere yönelik bir eğitim materyali iddiasıyla çıkan Genç Bilgi: Siyaset (Doğan Egmont) kitabının yazarı olan İnan, SOs+a kısa adıyla siyaset okuryazarlığı üzerine seminer ve atölye eğitimlerini, geliştirdiği 4 modül (Çocuk-Öğretmen-Yetişkin ve Akademisyenler) üzerinden sürdürmeye devam ediyor.



Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.