« Geri dön

Uzaktan Eğitim ve Öğrenci Deneyimleri

92 ülkede yaklaşık 1 milyar 382 milyon öğrenci, ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinde okulların koronavirüs sebebiyle kapatılmasından etkilendi.* 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bu yıl okul bahçelerinde değil, evlerde kutlanıyor. Bir ayı aşkın süredir evlerde uzaktan eğitim ne tür sorunlar doğuruyor, çocuklar bu süreci nasıl deneyimliyor? 

 

Çocuklar bu yıl, okul bahçeleri yerine evlerinde aileleri ile birlikte şiirler, şarkılar okuyarak bayram coşkusunu yaşadı. Meclis'in açılışının 100. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen Dijital Kutlama etkinliği, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un katılımıyla gerçekleşti.  23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünyanın dört bir yanında yabancı dil olarak Türkçe öğrenen 100 çocuğun da katıldığı bir video konferansla kutlandı. 

Bir aydır devam eden uzaktan eğitim süreci, evlerdeki imkân ve öğrenme farklılıklarını daha görünür kılıyor. Evlerdeki teknolojik imkânların farklılığı öğrencilerin aldıkları eğitimin niteliğini etkiliyor ve bireyler, evler, topluluklar ve ülkeler arasında derinleşme riski taşıyan “dijital uçurum”u gündeme getiriyor. 

“Dijital uçurum”, farklı sosyoekonomik düzeylerdeki bireylerin ve toplulukların bilgi iletişim teknolojilerine (BİT) erişimde ve bunların kullanımında yaşadığı eşitsizlik olarak tanımlanıyor ve farklı boyutları bulunuyor. Birinci boyutu erişimle ilgili. Uzaktan eğitimin uygulandığı bu dönemde dijital teknolojiye erişimin hanedeki durumunun önemi arttı.

TÜİK’inHanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre Türkiye’de hanelerde masaüstü bilgisayar bulunma oranı, yüzde 17, 6, taşınabilir bilgisayar bulunma oranı, yüzde 37,9, tablet bulunma oranı yüzde 26,7; cep telefonu bulunma oranı ise yüzde 98,7. İnternete erişimin olması, uzaktan eğitim sürecinde EBA web sitesi aracılığıyla paylaşılan içeriklere erişildiği anlamına gelmeyebilir. ERG Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık’ın dijital uçurumun uzaktan eğitime etkisini ele aldığı yazıyı burada okuyabilirsiniz.

Öğrencilerin hikâyeleri de dijital uçurumun boyutlarıyla ilgili pek çok nedene işaret ediyor. Erişimin yanı sıra bilgi iletişim teknolojilerini kullanma becerileri, öğretmenin ve ebeveynin dijital okuryazarlığı, ebeveyn desteği, eğitimin niteliği, problem çözme ve analitik düşünme becerilerinin verilebildiği bir eğitim sistemi bunlardan bazıları.

“Öğretmen annemin telefonuna ödev gönderiyor. Defterime yapıp, öğretmene fotoğrafını yolluyoruz. Ablamlardan bana sıra gelmiyor bazen. Ödevlerimde gecikiyorum.”  diyor bir 4. sınıf öğrencisi. Bir  5. sınıf öğrencisi ise kalabalık online sınıflarda ders görmenin zorluğuna değiniyor ve okula, öğretmenlerine olan özlemini dile getiriyor: “Tüm beşinci sınıflar, 78 kişinin katıldığı dersler oluyor. Öğretmenler bizim sesimizi ve görüntümüzü kapatıyorlar, ders başında ve sonunda soru sorabiliyoruz. Bir de bu derslerin ödevlerini veriyorlar. Okulun yerini tutmuyor ama en azından öğretmenlerimiz anlatıyor. Okulu çok özledim, matematik öğretmenimizin esprilerini özledim. Online derste vakit gitmesin diye espri yapmıyor.”

Dijital uçurum, öğretmenlerin de uzaktan eğitim deneyimini doğrudan etkiledi. 14 farklı ilden 56 öğretmenin uzaktan eğitimin ilk ayını değerlendirdiği anket sonuçları, öğretmenlerin bu süreçte farklı zorluklarla karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Bir öğretmen, uzaktan eğitimi şu sözlerle özetliyor:  “İnternet bağlantı problemleri, her öğrenciye ulaşamamak, ulaşılan öğrencilerin evlerindeki teknik yetersizlikler, mülteci öğrencilerle hiç iletişime geçememek.”

Öğretmenler, internete erişimi ya da evinde bilgisayarı bulunmayan öğrencilerle, EBA üzerinden iletişim kuramadığını ifade ediyor. Bir öğretmen, meslek lisesi öğrencilerinin özellikle sisteme giremediğini söylüyor ve ekliyor: “Uzaktan eğitim sürecinde, birçoğunun evinde internet ve bilgisayar olmadığını öğrendim”

Türkiye’de farklı okul türlerinden, sınıflardan ve sosyo-ekonomik koşullara sahip çocuklar var. Her birinin uzaktan eğitim deneyimi de evindeki imkânlar da farklı. ERG Araştırmacısı Umay Aktaş’ın, dijital uçurumu öğrenci deneyimleri üzerinden aktardığı yazısını burada okuyabilirsiniz.

Çocuklara Öneriyoruz: 

Toyi, tüm çocukları “artık evde ne varsa” onları kullanarak yaratıcı oyunlar üretmeye davet ediyor. Toyi instagram hesabında yer alan oyunları kendiniz yaratıp oynayabilirsiniz.  

Tohum Otizm Vakfı tarafından, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEÇBİR) ortaklığı ve Sabancı Vakfı’nın desteği ile yürütülen Eğitimde Engelli Hakları: #OkuldaBirlikteHayattaBirlikte Projesi kapsamında geliştirdiğimiz etkinlikleri yapabilirsiniz. Kitapçığa ulaşmak için tıklayın. 

Pera Öğrenme, 23 Nisan için Pera Müzesi’nin dijital sergilerinden ilhamla çocukların evde gerçekleştirebilecekleri kapsamlı bir program hazırladı. Atölye içeriklerine Pera Müzesi’nin websitesinden ulaşabilirsiniz: https://www.peramuzesi.org.tr/

pera_img_001.png

Sivil Toplum Neler Yapıyor? 

ERG Eğitim Laboratuvarı’nın içerik desteğiyle, Sabancı Üniversitesi, EDU tarafından hayata geçirilen “21. Yüzyılda Tasarımcı Öğretmen” eğitim programı 11-12 Mayıs 2020 tarihlerinde online olarak gerçekleşecek. Eğitim, teknolojinin eğitime etkin şekilde entegre edilmesi ve öğrencilerin hedeflenen noktaya ulaştırılması için rehber olmayı amaçlıyor. Detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

Çocuk ve Gençlik Çalışmaları Uzmanı Ceren Suntekin, "Karantinada Çocuklarla Evde Olan Yetişkinler İçin Mini Kılavuz"dan sonra bu sefer de çocuk hakları alanında çalışan Gözde Durmuş ve Melda Akbaş ile birlikte bir oyun, etkinlik rehberi hazırladı. "Az Malzemeyle Sıkıntıyla Baş Etme Etkinlikleri Kitapçığı", sosyo ekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocuklar için hazırlandı.

Hayata Destek Derneği, 18-34 yaş aralığındaki mültecilere ve ev sahibi topluluklara yönelik Yaşam Becerileri (Soft Skills) Eğitimleri’ne başladı. Dernek, “CV Yazma”, “İş Görüşmesi”, “İş Arama, Çalışma Hakları&İş Kültürü”, “İş Yerinde İletişim” başlıklı atölyelerle, bireylerin iş yaşamına daha iyi hazırlanabilmelerine, bilgi ve becerilerini güçlendirmelerine çevrimiçi buluşmalarla destek oluyor. Başvuru için tıklayın

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)’nın, TEGV’den Güzel Haberler” ve gönüllüleriyle paylaştıkları gönüllü e-bültenini takip edebilirsiniz. 

Habitat Derneği, gönüllülerin Covid-19 salgını sürecindeki tutum, davranış ve etkilerini ölçmek amacıyla “Covid-19 Habitat Gönüllüleri Anketi” araştırması hazırladı. Araştırmaya buradan ulaşabilirsiniz. Her hafta salı ve cuma günleri farklı konuların konuşulduğu Zincirleme Sohbetler ve Girişimcilik Sohbetleri’ni Instagram hesabından canlı olarak izleyebilirsiniz. Aynı zamanda YouTube kanalında “Parasal Konular” gibi farklı yayınları da izleyebilirsiniz. Ayrıca bu zamana kadar yürütülen eğitim ve atölye çalışmaları online olarak devam ediyor, buradan takip edebilirsiniz. 


Mutlaka Göz Atın: 

Veysel Özdemir’in, kendi deneyimleri aracılığıyla uzaktan eğitimi öğretmenlerin gözünden anlatan yazısını okuyun: https://medium.com/@ogretmenagi/uzak-yak%C4%B1n-72820b98cabd

ERG Eğitim Laboratuvarı Koordinatörü Suat Kardaş’ın, Paulo Freire’in “Kültür İşçileri Olarak Öğretmenler - Öğretmeye Cesaret Edenlere Mektuplar” başlıklı kitabını incelediği blog yazısını okuyun: https://medium.com/@ogretmenagi/%C3%B6%C4%9Fretmeye-cesaret-edenlere-mektuplar-f8606c58083a

 

 

*: 14 Nisan 2020 itibarıyla güncel sayıdır.


Öğretmen Ağı web sitesinde çerez kullanımına izin verilmektedir. Web sitesinde gezinmeye devam ederek, bu kullanımı kabul etmiş sayılırsınız. Daha Fazla BilgiKabul Ediyorum